byEFSaNE iLe HiKaYeLeR
SEVEN ADAMLA PAPATYA
Sevgisiz insan, bir gün sans eseri bir çiçek bahçesinde bulmus kendini, bahçedeki çiçekleri hiç düsünmeden ilerlemis bir süre. Bir düzlügün ortasinda mola vermis bir ara. Etrafina bakmis bir süre, hiç bir çiçek bir sey ifade etmemis ona. Sonradan yikilan bir agaç görmüs ve onun yaninda bir papatya. Papatya kendinden emin, o kösede yikilan agacin yaninda çikan rüzgara gögüs geriyormus. Papatya o kadar güzelmis ki...Sevgisiz insan sevgiyi tanimis. Buna sasirmis. Alisamamis, ne yapmasi gerektigini bilememis. Pek tabii bildigini sanmis... Papatyayi sevmis, oksamis, rüzgar ona zarar vermesin diye araya girmis oturmus... Papatya bir süre tekrar diklesmis. Papatyanin zarar görmesinden öylesine korkuyormus ki, böylesi bir güzelligin sonsuza dek sürmesini, o kadar çok istiyormus ki... Papatyanin, ellerine dokundugu her an, onu hissettigi her an kendini dünyanin en mutlu insani hissediyormus... Sevgiyi ögrenen adam, gerek papatyayi korumak için gerekse ona olan doyumsuzlugundan dolayi papatyayi koparmayi ve yanina almayi istemis. Onu bu bahçeden koparmak ona çok dogru gelmis çünkü, onu yaninda hep koruyabilecek, sevebilecekmis. Papatyayi hiç düsünmeden çekmis, koparmaya çalismis, papatya buna direnmis, direnmis. Seven adam anlayamamis bu direnci, daha da güçle yüklenmis papatyaya. Akli o zaman neredeymis, kim bilir... Papatya gün geçtikçe solmus, solmus... Adamin gölgesi onu öyle bir kapiyormus ki, soluk almasini engelliyormus. Isin garibi adam bunu görsede anlayamiyormus, papatya soldukça üzerine daha çok titriyor, iyice kapiyormus günesini. Sevmeyi yanlis ögrenen adam, en sonunda dayanamamis ve papatyayi tüm gücüyle kendine çekmis. Tüm dünyaya ne mutlu.. Ve o salak adama ne mutlu ki, papatya herseye ragmen direnebilmis gücü kalmasa da. Ama bu direnis o kadar büyük bir güç gerektirmis ki, o herseyden çok sevdigi papatya boynu bükük kalmis... Seven adam iste o noktada her seyi görmüs ve anlamis, yaptiginin acisi ona öyle bir koymus ki, sendeleyip yere düsmüs. Hayatinda tanimadigi aciyi çekmis adam. Hayatta kendini ilk defa haksiz, ilk defa bencil, ilk defa küçük hissetmis. Aglamak para etmezmis, üzülmekte. Günes de hemen fayda etmezmis papatyaya. Sevmis adam, bir çiçege nasil davranmasi gerektigini görmüs gözündeki perdeler kalkinca... Aglayarak çiçegin yaninda durmus, rüzgara karsi kendini siper etmis yine ama çiçegi ne koparmaya çalismis bir daha, ne de üzerinde gölge etmeye... Papatya, tekrar mutlu bir sekilde bütün asilligiyle ve gücüyle dimdik ayakta durana kadar bekleyecekmis öylece, yakininda olacakmis çünkü, çiçegin ona ihtiyaci olacagi bir zaman olursa o da o anda çiçeginin, papatyasinin yaninda olacakmis. Seven adam, papatya onu bir daha hiç sevmese bile, onu sonsuza dek sevecekmis, çiçek isterse uzakta, çiçek isterse yakinda... Çünkü seven adam için degerli olan tek sey varmis, o da çayirda tek basina ayakta durmaya çalisan esi benzeri olmayan güzellikteki o tek papatya. Valerie COX

Bu sayfayi sevdiginiz birisine göndermek istermisiniz?

Sizin Adınız:
Sizin e-mail adresiniz :
Arkadaşınızın adı:
Arkadaşınızın e-mail adresi
Mesajınız: